.

Pazar, Ağustos 01, 2010

Onlar Başarılı Türk Atletleri, Anlayabilene




1999 yılında Etiyopya'dan iki genç atlet geldi ülkemiz topraklarına. Biri 17 yaşında Hewan Abeye biri 22 yaşında Alemitu Bekele Degfa. Daha sonra isimleri Elvan Abeylegesse ve Alemitu Bekele olarak değiştirildi. Ve Türk Atletizminin uzun mesafedeki yıldızları olmaları için Türk pasaportu verildi.

Tarihimizde daha önce devşirme olmadan büyük şampiyonlarda 3 atlet madalya kazanabilmişti. Bunlar Ruhi Sarıalp, Süreyya Ayhan ve Eşref Apak. Ruhi Sarıalp, 1948 ve 1950'de yapılan organizasyonlarda bronz madalya almıştı. Diğer iki isim ise, bir yandan ismini tarihe altın harflerle yazdırırken, diğer yandan tarihin karanlık köşelerine gitmişlerdi. Süreyya Ayhan doping yaptığı için bir daha gün yüzüne çıkamazken, Eşref Apak madalya kazandıktan sonra büyük organizasyonlarda bir daha final göremedi. Bizimkiler belki atletti ama sporcu değildi maalesef.

Evet, bugün yukarı bahsettiğim iki Etiyopyalı atlet, Türkiye tarihinin ilk dublesini yaptılar. Hem de rahat rahat koşarak başardılar bunu. Onları küçültmek için birçok sebep arayabiliriz; rakipleri zayıftı, Elvan dopingliydi, Alemitu'nun bacağı çok uzundu diye. Fakat bu çırpınışlar boş... Bahsettiğim bu iki atlet, Türkiye'ye tarihinde kazanmadığı başarılar getirdi. Hem de istikrarlı olarak, bir iki şampiyonada değil. Bütün kutsal değerlerini Etiyopya'nın ücra köşelerinde bıraktılar. Bu iki atlet Türkiye'den sadece bir şans istedi, ne para ne mevki. Sadece Türkiye'ye yarar sağlamak için bir şans istediler. Ve kendilerine verilen bu şansın karşılığını kat ve kat ödediler...Ne yazık ki biz onların başardıklarına sevinmek yerine, kökenlerini düşünüyoruz son 100 metre sprintlerini atarlarken. Ne diyelim, bunlar bizim milletçe sahip olduğumuz kötü özelliklerimiz. Umarım bu iki atlet en azından bu düşüncede olanların birkaçının fikrini değiştirebilmiştir.

Seja o primeiro a comentar

  ©EmreCeSpor - Todos os direitos reservados.

Template by Dicas Blogger | Topo