.

El Diego etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
El Diego etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Haziran 08, 2011

El Diego 5

Otobiyografisinde "hayal kırıklığı" olarak adlandırdığı 1982 Dünya Kupası öncesi kimlik kartı için fotoğraf çekimindeki Diego.

Ayrıca Maradona 1982 Dünya Kupasını şöyle yorumluyor:
Boca'ya veda maçlarına dönen Mar del Plata'daki o yaz turnuvasından sonra, İspanya 1982 Dünya Kupası için dört ay milli takımla hazırlık yaptım. Turnuva başladığında, kupayı çoktan kazandığımızı düşünüyorduk. Unuttuğumuz bir detay vardı: Kazanmak için önce oynamalısın. Belki de 1978 ve 1979'da işler çok iyi gittiğinden bunun burada da kolay olacağını düşünüyorduk. Fakat başka bir şey vardı, hayati bir şey: Fiziksel durumumuz berbattı. Bunun ilk defa şimdi söyleyebiliyorum, bu en büyük yanlıştı. Benim gibi, tüm şampiyonayı oynadıktan sonra dosdoğru milli takıma gelen bir çocuğu böyle değerlendiremezsin. Bunu yapamazsın! Bu beni tüketti, eminim diğerlerini de. Yani kimse bana çok çalışmadığımı söyleyemez, bunu sahip olduğum her şeyle savunurum. Fakat Prof. Ricardo Pizzarotti'nin bize yaptığı şeyle 1982 Dünya Kupası'na yorgun ve aşırı antreman yapmış halde geldik. Ölü gibi. Markam haline gelen o fırlama yeteneğim, kıvılcım olmadan. Sanırım bu bize kupayı kaybettiren diğer sebepti.
 El Diego/sayfa 73.

Salı, Ocak 25, 2011

El Diego 4

Kiefer Sutherland'in oynadığı 24 dizisinin hayranıyım. Jack Bauer'in bir saatini bile kaçırmıyorum. O benim idolüm. Bence zirvenin de zirvesinde.
"Maradona hakkında hiç kimsenin bilmediği bir şey söyleyin ?" sorusuna El Diego'nun verdiği cevap.

Cumartesi, Ocak 22, 2011

El Diego 3

Birkaç yıl önce eski takım arkadaşım Salvatore Bagni İtalya'da çocuklara yönelik bir futbol kampı için beni davet etmişti. Napolili bir kadın bizi çağırdı, kampın tarihlerini öğrendi ve "Oğlumu sizinle oynaması için göndereceğim." dedi.  Biz de ona oğlunun yaşını sorduğumuzda 28 yanıtını verdi. Tek isteği benimle tanışmaktı işte.
Bir taraftarın yanınıza gelebilmek için yaptığı en çılgınca şey neydi ? sorusuna Diego'nun verdiği cevap.

Perşembe, Aralık 30, 2010

El Diego 2


Doğru olan bir şey varsa bu gol bir efsane olmasına rağmen, Valdano'yu açık alanda solumdan koşarken bir daha görebilecek miydim acaba ? Aynen şöyle oldu: Sağdan sahanın ortasından oyuna başladım, topun üstüne bastım, üzerinde döndüm, Beardsley ve Reid'in arasından sıyrıldım. Tam o anda gitmem gereken birkaç metre daha olmasına rağmen kaleyi görüyordum. İçeriden Butcher'ı geçtim, o sırada Valdano yardımıma koştu çünkü son adam olan Fenwick peşimi bırakmamıştı. Onun pas atacağımı sanmasını bekliyordum çünkü o anda yapılacak en mantıklı iş pas atmaktı. Fenwick beni bıraksaydı topu Valdano'ya pas atacaktım. Valdano Shilton'la bire bir kalacaktı. Ama Fenwick beni bırakmadı. Ben de onu önüme aldım, topu bir tarafa gönderecekmiş gibi yapıp diğer taraftan, sağdan Fenwick'i geçtim. Fenwick bana yetişmek için çok çaba harcadı ama ben devam ettim. Çoktan kaleci önüme gelmişti. 1981'de Wembley'deki tamı tamına aynı noktadaydım. Aynı şekilde vuracaktım ancak...Aman Allahım, birden aklım başıma geldi! Shilton topa vuracakmış gibi yapmamı yedi, ben de onu geçtim ve sonuna kadar gittim. O anda sarı, iriyarı Butcher neredeyse bana yetişti ve sağlam bir tekme attı ama umursamadım ve hayatımın golünü attım.

Diego Maradona'nın kendi hayatını anlattığı El Diego adlı otobiyografi kitabının 141-142 sayfalarından bir bölüm.

Anlatılan golün videosunu izlemek için buradan buyrun.

Çarşamba, Aralık 22, 2010

El Diego

"Hatırlıyorum kışlar çok soğuk, yazlar çok sıcak geçerdi. Evimiz üç odalıydı. Katı malzemeden yapılmıştı, gerçek bir lüks : Girişte telle örgülü bir kapıdan toprak bir avluya geçip girilirdi. Yemek pişirdiğimiz, yediğimiz, ödevlerimizi ve her şeyimizi yaptığımız bir salon ve iki yatak odası vardı. Sağdaki oda annemlerin; soldaki en fazla iki metrekarelik oda ise bizimdi, sekiz çocuğun. Yağmur yağdığında sızıntıların arasından geçerek dolaşır, evin içinde dışarıdan daha fazla ıslanırdık. Bırakın lavaboyu, akan suyumuz bile yoktu. Sokaktaki tek çeşmeden su almak için yirmi litrelik yağ tenekelerini kullanırdık ve böylece annem çamaşır bulaşık yıkayabilir, yemek yapabilirdi. Aynı şekilde yıkanırdık ; elimizle tenekeden su alır ve yüzümüze, koltuk altlarımıza, mahrem yerlerimize dökerdik. Saçımızı yıkamak daha karmaşık bir işlemdi. Bu nedenle kışın en iyisi yıkanmamaktı. Zaten 9 yaşıma kadar kış aylarında ya hiç banyo yapmadım ya da uzun aralıklarla yaptım."
Diego Maradona'nın kendi hayatını yazdığı El Diego adlı kitabın 12. sayfasından bir bölüm.


  ©EmreCeSpor - Todos os direitos reservados.

Template by Dicas Blogger | Topo