.

Cuma, Aralık 31, 2010

Hoşgeldin Saras

Avrupa basketbolunun yaşayan efsanelerinden Sarunas Jasikevicius beklenmedik bir anda Fenerbahçe Ülker'e transferi gerçekleşti. Oyun kurucu bölgesine yapılan bu takviye hem takım için hem de biz Fenerbahçe taraftarları için yeni yıl hediyesi oldu. Ben de at gözlüğünden sıyrılan nadir guardlardan biri olan Sarunas Jasikevicius'a kocaman bir hoşgeldin diyorum.
                           #LynnGreerkickout
Hadi canım sende diyip hala inanmayanlar için elimizde bir de resmi açıklamalar var. Buyrun efendim;

- Rytas cephesinden gelen açıklama.
- Fenerbahçe Ülker cephesinden gelen açıklama.

Perşembe, Aralık 30, 2010

El Diego 2


Doğru olan bir şey varsa bu gol bir efsane olmasına rağmen, Valdano'yu açık alanda solumdan koşarken bir daha görebilecek miydim acaba ? Aynen şöyle oldu: Sağdan sahanın ortasından oyuna başladım, topun üstüne bastım, üzerinde döndüm, Beardsley ve Reid'in arasından sıyrıldım. Tam o anda gitmem gereken birkaç metre daha olmasına rağmen kaleyi görüyordum. İçeriden Butcher'ı geçtim, o sırada Valdano yardımıma koştu çünkü son adam olan Fenwick peşimi bırakmamıştı. Onun pas atacağımı sanmasını bekliyordum çünkü o anda yapılacak en mantıklı iş pas atmaktı. Fenwick beni bıraksaydı topu Valdano'ya pas atacaktım. Valdano Shilton'la bire bir kalacaktı. Ama Fenwick beni bırakmadı. Ben de onu önüme aldım, topu bir tarafa gönderecekmiş gibi yapıp diğer taraftan, sağdan Fenwick'i geçtim. Fenwick bana yetişmek için çok çaba harcadı ama ben devam ettim. Çoktan kaleci önüme gelmişti. 1981'de Wembley'deki tamı tamına aynı noktadaydım. Aynı şekilde vuracaktım ancak...Aman Allahım, birden aklım başıma geldi! Shilton topa vuracakmış gibi yapmamı yedi, ben de onu geçtim ve sonuna kadar gittim. O anda sarı, iriyarı Butcher neredeyse bana yetişti ve sağlam bir tekme attı ama umursamadım ve hayatımın golünü attım.

Diego Maradona'nın kendi hayatını anlattığı El Diego adlı otobiyografi kitabının 141-142 sayfalarından bir bölüm.

Anlatılan golün videosunu izlemek için buradan buyrun.

1899-2010

Futbolu Bırakmasına Üzüleceğim 5 Futbolcu

Çarşamba, Aralık 29, 2010

Gereksiz Topçu Yolunda Gerek

Futbol stilini ve zekasını hiç mi hiç beğenmediğim Gökhan Ünal İstanbul Büyükşehir Belediye'ye kiralandı. Ayak bağlarının birinden kurtulduk en azından.

Çarşamba, Aralık 22, 2010

El Diego

"Hatırlıyorum kışlar çok soğuk, yazlar çok sıcak geçerdi. Evimiz üç odalıydı. Katı malzemeden yapılmıştı, gerçek bir lüks : Girişte telle örgülü bir kapıdan toprak bir avluya geçip girilirdi. Yemek pişirdiğimiz, yediğimiz, ödevlerimizi ve her şeyimizi yaptığımız bir salon ve iki yatak odası vardı. Sağdaki oda annemlerin; soldaki en fazla iki metrekarelik oda ise bizimdi, sekiz çocuğun. Yağmur yağdığında sızıntıların arasından geçerek dolaşır, evin içinde dışarıdan daha fazla ıslanırdık. Bırakın lavaboyu, akan suyumuz bile yoktu. Sokaktaki tek çeşmeden su almak için yirmi litrelik yağ tenekelerini kullanırdık ve böylece annem çamaşır bulaşık yıkayabilir, yemek yapabilirdi. Aynı şekilde yıkanırdık ; elimizle tenekeden su alır ve yüzümüze, koltuk altlarımıza, mahrem yerlerimize dökerdik. Saçımızı yıkamak daha karmaşık bir işlemdi. Bu nedenle kışın en iyisi yıkanmamaktı. Zaten 9 yaşıma kadar kış aylarında ya hiç banyo yapmadım ya da uzun aralıklarla yaptım."
Diego Maradona'nın kendi hayatını yazdığı El Diego adlı kitabın 12. sayfasından bir bölüm.

Salı, Aralık 21, 2010

Dünya'nın Melekleri

Olağanüstü geçen bir önceki sezonun son artçı turnuvasıydı Dünya Kulüplerarası Voleybol Şampiyonası. Sezon sonu takımdan ayrılan 'Moskova Kulesi' Gamova'nın yerini gerekli hamlelerle dolduran Fenerbahçe Acıbadem, Doha'daki turnuvanın da favorisi olarak gösteriliyordu. Özellikle bize en büyük rakip olarak gösterilen Sollys Osasco'yu 3-0 yenerek turnuvaya başlanması okların Fenerbahçe Acıbadem'e yönelmesine neden oldu.

Sarı Melekler okların yönünü şaşırtmadı ve 6'lı turnuvayı başladığı gibi -tüm maçları 3-0 ile kazanarak- bitirerek tarihi bir başarıya imza attı. Bize de Dünya'nın En İyi Melekleri'ni bilmem kaçıncı kez tebrik etmek düştü.

Cuma, Aralık 10, 2010

Maça 2 Periyot Geç Başlamak

Açıkçası maç öncesinde Fenerbahçe Ülker'i son Euroleague şampiyonu önünde favori görenlerdendim. Gerek Fenerbahçe Ülker'in yakaladığı ritm gerek Barcelona'nın geçen sezon ki performansından uzak olması benim görüşümü destekleyen önemli noktalardı. Ancak rakibin son şampiyon olduğunu ve geçen sezon bizi nasıl madara ettiğini de aklımın bir köşesine yazıyordum.

Veteran Gianluca Basile'nin yanı sıra Juan Carlos Navarro ve Pete Mickael'in de sakatlık problemlerinden dolayı İstanbul'a gelemeyecek olması maç öncesinde daha da ümitlenmeme neden olmuştu. Sonuçta 1,5 ay önce hem Navarro hem de başımızın belası Mickael kadroda yer alırken deplasmanda 8 sayıyla yenmişti Fenerbahçe Ülker Barça'yı.

Hafta sonunda ACB Ligi'nde Estudianstes'e 63-62 yenilen Barcelona'nın hedef maçıydı Sinan Erdem'deki maç. Katalan ekibi maça o kadar konsantre başladı ki 15.742 taraftar ne olduğunu anlayamadı. Erazem Lorbek ve Fran Vazquez ile beklediğimiz taktikle maça başlayan Barça skor üstünlüğünü maçın ilk dakikasından almayı başardı ve bir daha bu üstünlüğü bırakmadı. Maçın sonuna 1.57 kala farkı 2 sayıya kadar indirdik fakat bir türlü öne geçemedik.

Maçın sonunda aklımda kalanları şöyle bir yazayım dedim :

  1. Cholet maçı sonrasında da benzer şeyleri söylemiştim ama artık yeter. Yeter Darius yeter. Sezon başladı; sezon başıdır, daha yeni geldi form tutar dedik, olmadı. Euroleague'de önemli dakikalarda sahneye çıkar dedik, olmadı. Ligde masaya yumruğunu koyar (Antalya BŞB maçı hariç) dedik, olmadı. Yukarıda da yazdığım gibi bu maç öncesinde büyük beklentim vardı Darius'tan ancak olmadı, olmadı. Yine olmadı Darius.
  2. Ömer Aşık tipi pivot. Bu tanım biraz Hakan Şükür tipi forvet tanımına benzedi ama durum gerçekten böyle. Fran Vazquez ve Boniface N'dog dün akşam bizi bitiren oyuncular oldu. Uzun kollar, atletik stil ve şutör oyun Barcelona'nın pota altından 47 sayı bulmasının ana nedenleriydi.
  3. Ukic'i yedekleme sorunu. Maçın özellikle sonlarına doğru Ukic'in nefes almakta zorlandığını gördük. Sürekli dribling yapması onun yorulmasını kolaylaştırıyor. Lynn Greer'ın da son haftalardaki form düşüklüğü Ukic'in süresini çoğaltıyor. İleri ki haftalarda Engin Atsür'ün takıma katılması Ukic'in yükünü hafifletecektir.
  4. Her geçen hafta Sinan Erdem'deki taraftar sayısı artıyor. Bu sefer ki rakam 15.742. Gerçekten süper, büyük ihtimalle en çok kişiye oynayan takım olacak sezon sonunda Fenerbahçe Ülker.

Pazar, Aralık 05, 2010

2022 Katar

1971 yılında bağımsızlığını ilan etmiş bir ülke Katar. Resmi devlet olmadan önce kabilelerin ayrık olarak yaşadığı bir bölge olan Orta Doğu'nun küçük ülkesi Katar, zengin ekonomisini tahmin edebileceğiniz üzere petrol ve diğer yer altı madenlerine borçlu. Dünyanın en çok petrol kaynağına sahip olan ülkesi olan Katar ayrıca kadın/erkek oranının en yüksek olduğu ülke olarak da dikkat çekiyor. Yaklaşık her bir kadına 310 erkek düşüyor bu küçük ülkede.

Tabii erkek nüfusunun bu kadar baskın bir ülkede futbol seviyesinin yüksek olmasını bekleyebiliriz. Ancak durum hiç de öyle değil, Katar FIFA sıralamasında 113. sırada yer alıyor. Halk da yöneticiler de ülkeden futbolcu çıkmayacağını anlamış olacak ki artık organizasyon düzenleme işine girmişler. Madem futbolu beceremiyoruz, organizasyon düzenlemeyi en iyi şekilde yapalım demiş olacaklar ki 2022 Dünya Kupası ev sahipliği için mükemmel hazırlanmışlar. Dolayısıyla bileklerinin haklarıyla 2022 Dünya Kupası ev sahipliğini Asyalı dostlarının ve Amerika'nın elinden aldılar.

Katar'ın ev sahipliği yolundaki en büyük destekçisi Zinedine Zidane olmuştu.
Sepp Blatter final oylaması sonucu zarftan "Qatar"ı çıkardı.
Emir Sheikh Hamad Bin Khalifa Al Thani'nin oylamayı kazandıktan sonra yüzünden oluşan sevinç.

***

Katar'ın farklı aşiretlerin birleşimi sonucu bir devlet haline geldiğini yukarıdaki satırlarda yazmıştık. İşte bu durum stat yer ve isimlerine de yansımış. 7 ayrı Emir'in yedi tane kendi adında stadı yapılacak 2022'e kadar. Sanırım herkes kendi stadının yapımını üstlenecek.
Al - Shamal Stadyumu.
45,120 kişilik olağanüstü stat denize sıfır olması ile göz kamaştırıyor. Stadyuma express tren, taksi ve metro ile ulaşılabiliyor.

Al Wakrah Stadyumu.
45,120 kapasitesinin yanında büyük bir spor komplesi Al Wakrah. 365 gün kullanıma açık spa ve spor merkezleri taraftarların ilgisini toplayacaktır.

Al Khor Stadyumu.
45,330 kişilik kapasitesine rağmen benim dış görünüş olarak en beğendiğim stadyum Al Khor.  Stadın mimari yapısı tek kelime ile harika.

The Umm Slal Stadyumu.
Net 45,000 kişilik kapasitesinin yanı sıra altın sarısı rengiyle altın küpünü andıran stadyumu la Bombonera'nın modern haline benzettim açıkçası.

Qatar University Stadyumu.
43,520 kişilik kapasiteye sahip stadyum ulaşımı en kolay stad olarak dikkat çekiyor.

Sports City Stadyumu.
Stadın kapasitesi 30,130. Stadın dışına dair bilgiler veriliyor şuan ancak stadın dış görüntüsü bile yeterli görünüyor.
Al - Rayyan Stadyumu.
44,740 kişilik kapasitesinden çok stat dışı atraksiyonlarıyla dikkat çekiyor Al - Rayyan. Stat içinde olan biteni yansıtan dev plazmalar stadın etrafını saracak.

Al - Gharafa Stadyumu.
44,740 kişilik stat, Al - Gharafa emirliğine bağlı olacak.
The Doha Port Stadyumu.
89, 069 kişilik kapasite ile yapılacak stadyumlar arasındaki en büyük stat. Tabii stadın başkent Doha'da ve bir ada üzerinde yapılacak olması tüm dikkatleri üzerine topluyor.

***

Fakat siz şimdilik 2022 Katar'ı falan bırakın, önümüzde 2014 Brezilya var. Bir futbol ülkesinde dünya kupasının keyfini yaşadıktan sonra döneriz artık 2018 Rusya'ya, 2022 Katar'a.

Perşembe, Aralık 02, 2010

Son Dönemeç Öncesinde

Sınavlar falan derken Fenerbahçe Ülker'in Euroleague yolculuğu hakkında bir iki kelam söylemekten geri kaldım açıkçası. En son Cholet deplasmanında alınan yenilgiyi değerlendirmiştim, aradaki 2 haftayı yazmadan geçmemeyim dedim.

Rakibin Eksiklerini Görme ve Oğuz'un Önemi :


Yazıdaki ilk durağımız Litvanya olacak. Khalid El-Amin, Brad Newley ve Cemal Nalga gibi bize tanıdık isimlerin yanında Sarunas Jasikevicius'u kadrosuna katan Rytas Fenerbahçe Ülker için deplasmanda zor bir rakipti. Ancak Fenerbahçe Ülker Siemens Arena'da basketbolun doğrularını tam anlamıyla yerine getirdi.

Sarunas Jasikevicius'un uzun süre basketbol oynamamış olması, oyun kurucu bölgesinde Rytas'ı Khalid El-Amin üzerine yoğunlaştırdı. Savunma yapmayı neredeyse bilmeyen, hücumu ise Euroleague düzeyinde göz kamaştırıcı olmayan El-Amin'i karşısında bulan Roko Ukic işte tam bu arada devreye girdi. 24 sayı ile kariyer rekorunu kıran Ukic maçın kırılma anlarını kusursuz oynadı. Hem dış şutlarındaki isabetleriyle hem de delici oyunuyla Fenerbahçe Ülker'in önemli kozu olduğunu bir kez daha ortaya koydu Hırvat guard.

Vilnius'taki ikinci önemli nokta ise Oğuz Savaş'tı. Pota altında zayıf olan ekiplere karşı Oğuz'un ne kadar büyük bir koz olduğunu gösteren bir maçtı Rytas - Fenerbahçe Ülker maçı.  17 dakikada 16 sayı ile oynayan genç pivot Rytas'a vurulan darbenin en önemli mimarlarındandı. Geçtiğimiz sezonlarda denk gelirse top ile buluşan Oğuz, Neven Spahija'nın sistemiyle neredeyse her hücum top ile buluşuyor. Bu maç ile Oğuz topla istikrarlı buluştuğunda neler yapabileceği herkese gösterdi.

Taraftarın İtme Gücü :

Cibona Zagreb maçı öncesinde söylenebilecek pek fazla bir şey yoktu. Rakip Euroleague'in galibiyet alamayan tek takımıydı. Yaşadığı mali problemler ve düşük kaliteli kadrosu ile Cibona Zagreb'in Fenerbahçe Ülker'e Sinan Erdem'de 15.168 taraftar önünde direnç göstermesini beklemek hayalciliğin önüne geçmezdi.

1990-1993 yılları arası doğan 7 tane oyuncusu bulunan Cibona Zagreb'in belki de kör olarak atacağı son kurşundu Fenerbahçe Ülker maçı. Geçen sezon olduğu gibi mucizenin peşinden koşabilirdiler grup liderini deplasmanda yenerlerse. Ancak Fenerbahçe Ülker konsantrasyon sorunu yaşamadığı maçta doğal olarak zorlanmadı. Geçen sezon Barcelona'ya karşı 1.000 kişiye oynayan Fenerbahçe Ülker bu sezon 30 sayı ile kazandığı Cibona Zagreb maçını bile 15 bin kişiye oynuyorsa bu takım bazı şeyleri hedefliyor demektir. Adını şimdiden dillendirmek kendi totemimi bozabilir, o nedenle daha sonra yazalım bu satırlarda yıllardır süregelen hedefi.

  ©EmreCeSpor - Todos os direitos reservados.

Template by Dicas Blogger | Topo