.

Pazar, Şubat 13, 2011

Geyiği Tedavi Etmek

İlk ve tek şampiyonluğunu kurulduktan 3 yıl sonra Lewis Alcindor ya da bizim 'müslüman çocuk' olarak tanıdığımız Kareem Abdul-Jabbar önderliğinde kazanan Milwaukee Bucks o günden beri şeytanın değil ayağını tırnağını bile kıramamakta. 1974 yılındaki Konferans şampiyonluğu ve dolayısıyla gelen 'NBA finalisti' lakabı ise köklü Milwaukee'lilerin gönüllerinin köşesinde duran diğer bir başarı. Bu küflenmiş başarıları tarihin karanlık köşelerine gönderenler ise bizzat Bucks'ın komşuları. Bucks taraftarına en çok komşu Chicago Bulls'un 90'lı yıllardaki performansını hayranlıkla izlemek değil de, diğer ufak komşular Wisconsin ve Michigan'ın da gölgesinde kalmak koymuştur.

Gelin görün ki 'Geyik'lerin 2000'li yıllarda umudu biraz olsun çoğalmıştı. Bu ümitsizliğin ve ezik duygunun kaybolmasının tek nedeni ise Amerika dışından ilk kez birinci sıradan draft edilen Andrew Bogut'tu. Avustralyalı olmasına rağmen Amerikan basketbol disiplininden geçmiş olan Bogut, Bucks'ın kilerin en diplerinde kalmış yüzünü aydınlığa çıkarabilecek bir potansiyele sahipti. Andrew Bogut kadroya katılırken bizi -Türkiye'yi- ilgilendiren tek nokta ise Ersan İlyasova'nın erken bir şekilde NBA'ye adım atışıydı. Gelin görün ki 18 yaşındaki -ki gayr-i resmi yaşı 22- yıldımızın yolu bahtsız bedevi konumundaki Milwaukee Bucks ile kesişti. 2 senelik git-gel döneminden sonra Ersan takımdaki ana rolünü kazandı. Tabii ki bu rolü kazanmasında Barcelona'da oynadığı sezonun büyük etkisi var. Ancak bu kazanç Ersan adına iyi mi oldu derseniz, oklar pek artıyı göstermiyor. All-Star olamasa bile o seviyede oynayıp, kendini tüm NBA'ye ispatlıyacağı takımın Milwaukee Bucks olduğunu düşünmüyorum Ersan'ın.
2005 yılından beri 2.13'lük pivotuyla yatıp kalkan Bucks, hâli hazırda 5 sezonda herhangi bir somut başarı elde edemedi. Ha, hemen atılıp sorarsanız 'peki bu sezon bi' cacık olur mu?' diye, şahsıma münhasır fikrimi bir duygu ikonu ile ifade etmek isterim; cık. Tabii 'bi' cacık olur mu?' ifadesi göreceli bir kavram. Bucks'ın alacağı galibiyet sayısının kaybedeceği maç sayısına değil eşit, yanına yaklaşacağını düşünmüyorum. An itibariyle de Milwaukee Bucks beni yanıltacakmış gibi gözükmüyor; 20-32. Her ne kadar rekortmen Cavs'in önünde olsalar da Pacers'ın 3,5 maç arkasında olduklarını söylersem durumu net olarak anlarsınız.
Bucks 1971 yılında yaban domuzu sanılarak 'domdom' kurşunuyla vurulmuş, 1974 yılında revire giriş yapmış ancak 37 yıldır revirden çıkamamış bir takım hüviyetinde. Bucks'ı revirden çıkaracak operasyonunun figüranlarının ne Carlos Delfino, ne Ersan İlyasova, ne Earl Boykins, ne de Brandon Jennings değil, operasyon kaptanı Andrew Bogut hiç değil. Eğer Bucks ölü sezonlarından biraz olsun sıkıldıysa ve şehirde ufak da olsa bir heyecan yaratmak istiyorsa kan değişimine gitmesi, gereken şart olarak karşımızda duruyor. Ya 'Geyik' son teknolojik aletlerle tedavi edilecek ya da kan kaybından ölmesi beklenecek.

Seja o primeiro a comentar

  ©EmreCeSpor - Todos os direitos reservados.

Template by Dicas Blogger | Topo